Dört yıldır televizyon ve televizyona özel olan hiçbir yayını düzenli takip etmediğimi söyleyerek yazıya başlayayım. Bunun hiçbir eksikliğini de hissetmedim. Hatta tam tersi bir çok faydasını gördüm. Nedir onlar gelin tek tek bir bakalım.

APTALCA UZUN REKLAM SÜRELERİNDEN KURTULMAK

Televizyonda yayınlanan bir diziyi takip ediyorsunuz diyelim. Gerçi hala takip edilecek düzgün bir proje yok da neyse bu başka bir konu. Diyelim bir dizi, talk show veya başka bir program takip ediyorsunuz. Programın aralarına reklam mı almışlar yoksa reklamın arasına diziyi mi sıkıştırmışlar belli değil. Yapımcılar ve kanal sahipleri her reklam verenin reklamını yayınlarsa altmış dakikalık bir dizi için televizyon başında yüz yirmi dakika oturmak icap eder. Ha kaldı ki bizim Türk dizileri en aşağı iki saat sürüyor. Akşam sekizde kurul televizyonun karşısına anca gece on bir on iki gibi kalkarsın. Resmen insanların vaktini katlediyor bu sistem.

PEKİ REKLAM İŞİ DİJİTALDE NASIL

Reklam verenler internete özel üretilen içeriklere eskiden pek reklam vermeye yanaşmıyordu. Fakat son bir iki sene içinde onlar da işin dijitale yavaş yavaş kaydığını gördüler. Fakat hala internet yayıncıları televizyondakiler kadar reklamlardan pay alamıyor. Bunun da en büyük nedeni internete özel projelerin televizyonlardaki gibi uzun reklamlar koyamamaları. Çünkü koyarlarsa televizyondan bir farkları kalmaz. Millet zaten reklamlardan bunalıp da televizyon izlemeyi bırakıyor ilk neden olarak. Tüketiciyi sıkmadan ürün yerleştirme yapabiliyorlar mesela. Ama yine de televizyonun götürdüğü büyük paraları kazanamıyorlar.

İZLEYİCİYİ APTAL YERİNE KOYAN SAÇMA SALAK SAHNELERDEN KURTULMAK

İkinci gördüğüm en büyük fayda; insanın sinirini bozan, insanı enayi yerine koyan ve resmen insanın aklıyla dalga geçilen replikler ve sahnelere maruz kalmamam. Türk televizyon sektöründeki yapımcılar, yönetmenler ve senaristler insanın aklıyla dalga geçmekten hoşlanıyorlar galiba. Bir bakışma sahnesi beş dakika sürüyor neredeyse. Veya yapılan esprilerin düzeyi bir ilkokul seviyesindeki çocuğun bile gülmeyeceği düzeyde. İnsan artık üst düzey bir şey izlemek istiyor, merak ettirici, zihni zorlayan zor bilmece yumakları arasında efor sarf etmek istiyor. İlla vurdulu kırdılı aksiyonlar şart değil. Zaten o konu da ayrı bir komedi hiç girmeye değmez.

Sonuç olarak artık günümüzde televizyon yavaş yavaş çöküşe geçti ve ordaki patronlarda bu işin farkındalar. İnternet artık her bireyi bir televizyon kanal sahibi yaptı ve bu kanal sahipleri geleceğin televizyon patronları olma yolundalar. Netflix, Youtube, PuhuTV, BluTV gibi mecralar televizyonun fişini çekiyor. Böylelikle dijital ortama içerik üretenler her geçen gün azımsanmayacak derecede artıyor ve sektör bu yöne doğru kayıyor.

14/01/2018