Geçen sene, arkadaşımın bir arkadaşı aracılığıyla bir yere davet edildim. İnternet sitesi işleriyle uğraşan bir ekip var denildi, toplantılar düzenleniyormuş. Dedim ne ola ki? Davet eden arkadaş, internet sitesi pazarlıyorlar sitenin tasarımını yapıyorlar, aklındaki hayalindeki girişimi başlatmana yardımcı olup para kazanmanı sağlıyorlar, bende aldım bir site falan dedi. Ben ilk başlarda e-ticaret sitesi yapıyorlar galiba diye düşündüm. Gidelim bir görelim konuşalım dedim.

Ayarladıkları günde ve saatte belirledikleri mekana gittik. Bursa‘nın Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda bilinen bir kafe seçmişler. Mekanın açık alanında bir masaya oturduk. Bizden önce grup kurulmuş muhabbet başlamış, iki masa birleştirilmişti. Ben arkadaşımla yanyana oturdum, bizi davet eden arkadaşta karşımıza geçti. Oturduk hoş beş selam sabah tanışma girizgah kısmı geçildikten sonra masada bulunan 5-6 kişi arasında kendini en kıdemli olarak gören arkadaşa kafamdaki soruları sormaya başladım. Kendileri Mega Holding isimli bir kuruluşun güzide üyeleri arasından satış yapa yapa bilmem ne isimli bir unvan alarak kendi ekibinin başı olmuş. Başını kafasını bilmem de bunların çok değişik kafalar yaşadığını anlamakta zorlanmadım.

İlk olarak sorduğum soru site satıyorsunuz fiyatlar nedir? Önce biraz bilgi vereyim dedi. Buyrun dedim. ”Size, adınız ve soyadınızdan oluşan bir domain satıp internet sitesi kuruyoruz. Örneğin alituran.com gibi. Daha sonra bununla da kalmayıp tasarım paketlerimizden seçtiğiniz bir tasarımı sitenize entegre ediyoruz. Ayrıca mobile özel tasarımda yapıyoruz.” dedi bana zat-ı muhterem şahıs. Daha sonra fiyat kısmına gelince bir internet sitesinin 1000 dolar olduğunu duydum ve kulaklarıma inanamadım. BİN DOLAR BİN. Sen istiyor internet sitesi verecek 1000 dolar.

Dedim ne ola ki bu internet sitesi, kardeş siz internet sitesi mi satıyorsunuz yoksa tüm internetin tapusunu mu üstüme yapıyorsunuz? Normalde herkes az çok bilir internet sitesi açmanın maliyetini. Bilmeyen varsa da söyleyeyim. Domain yani alan adı yani internet sitenizin ismi (örnek: bandalogy.com) uzantısına göre değişmekle birlikte (.com, .net vs) 5-10 dolar arası bir fiyata sahip. Eğer isim boştaysa bu fiyatlara gayet alabiliyorsunuz. İkinci olarak da bu domainin içinde olacak tüm materyallerin barınacağı bir sunucuya ihtiyaç var. Onunda yıllık kiralama fiyatı Türkiye‘den kiralanırsa 200-300 TL gibi bir giriş fiyatına, eğer yurtdışından kiralanırsa 90-150 TL gibi bir fiyata bulabilirsiniz. Domain ve sunucuyu hallettikten sonra site hazır. İster içine hazır tema giydirin ister siz kodlayın veya kodlattırın. Hadi biz yine kodlamasına para vereceğimizi düşünürsek ki bu Mega Holding şirketinin kodlamayla tasarım yaptığını hiç düşünmüyorum çünkü sattıkları sitelere baktım hiçte öyle ahım şahım şeyler değil. Hatta bildiğiniz çöp diyebilirim. Neyse biz yine kodlama da yapıyorlar varsayalım hadi 1 bin TL de kodlamaya gitse çok çok , eee ne yaptı rakam? Valla 1000 doların yarısına bile yaklaşmadı.

Fiyat konusunda karşımdaki arkadaşı böyle ekarte ettikten sonra muhabbeti başka köşelere çekme çabaları başladı. Vay efendim işte şöyle seminerler düzenliyoruz böyle organizasyonlar düzenliyoruz müşterilerimize internet sitelerini teslim ettikten sonra bağlarımızı koparmıyoruz sürekli iletişim halindeyiz. O otel bu otel şu il bu ilçe. Yani demek istiyor ki yine para koparmaya yine yolmaya vurmaya devam ediyoruz kısacası. Bu noktada sorduğum bir kaç soru daha vardı. Bir, internet sitesinin domaini ve sunucusu 1 yıldan sonra boşa çıkıyor. 1 yıldan sonra tekrar 1000 dolar mı alıyorsunuz müşterilerinizden? İki, ben kendi adıma neden domain alayım ki? Ben ünlü biri miyim fenomen miyim? Millet benim siteme niye girsin?

Bu sorulardan 1.sine cevap alamamakla birlikte 2.sine de tatmin etmeyen bir cevap aldım. Acun Ilıcalı üzerinden örnek vermeye çalıştı eleman ama kendi de ne dediğini bilmiyordu. İşte Acun’un sitesi niye iki tane ‘n’ harfinden oluşuyor son kısmı? Yani niye acunn.com, çünkü acun.com ‘u yani tek ‘n’ harfli olanı başka birisi almış. O yüzden bu ismi seçmişler falan. İyi de birader sorduğum soruyla ne alakası var bunun. Tamam senin verdiğin örnek üzerinden gidelim. Acun diyorsun, ben yapımcı mıyım ulan (tamam bir kaç video prodüksiyon şirketi girişimimiz oldu da orasını karıştırma) veya o kadar ünlü müyüm?

Ardından daha sonra işler daha da komedileşmeye başladı. Bunların ağababaları geldi. İsim hafızam fazla yok o yüzden hiçbirinin ismini hatırlamıyorum. Ardından bizi toplantı salonu gibi bir yere aldılar. Ağababalar gelince tüm marabalar sıraya girdi tokalaşmaya selam vermeye başladı ben şok ben iptal. Neyse efendim indik aşağıdaki salona, hala dayanıyor ve sabrediyorum bana dayatılan bu zevkle olmasa da büyük bir komediyle izlediğim tiyatroya, arkadaşın hatrına.

Aşağı indik herkes oturdu bu ağababa yeni gelenler için sunuma başladı. İşte vay efendim Yenişehir’de havaalanında güvenlik görevlisiymiş ama vaktinin çoğunu bu site işlerine ayırıyormuş. Şimdi gel de bozma ya sabır. Kardeş sen nesin yazılımcı mısın kod mu yazıyorsun? Tüm vaktinin nesini harcıyorsun bu işe. Ha insanları kandırmak için dil dökmeyi işten sayıyorsan orasını bilemem. Bizim bu ağababanın söylemlerine göre aralarında Yıldız Teknik makine bitiren mi yok dersin Ankara hukuk mu bitiren yok dersin, hatta bu işlere gerekli vakti ayıramadığı için çalıştığı fabrikayı bırakmayan mı yok dersin? Onun demesine göre varmış. Ağababanın sunumu bitmeden sıkıldım bu tiyatroya daha fazla dayanamadım arkadaşımla beraber ağababanın boş anını gözetleyip haydi bize müsaade deyip çıktık.

Ben şuan bu köşe yazısını okuduğunuz bandalogy.com isimli siteyi açmak için cebimden çıkan tüm para kuruşu kuruşuna 68,89 TÜRK LİRASI. (domain ve sunucuyu indirim koduyla yurtdışından satın aldım) . Ve soruyorum bu 1000 dolara web sitesi satmak nitelikli dolandırıcılık değilde nedir? 90’lı yıllardaki Titan Saadet Zinciri adlı oluşum gibi insanların paralarını emeklerini duygularını sömüren sistemden farkı nedir? Bu ve buna benzer sistemler piramidin en tepesindeki şahsın ve o şahsın çevresinin voleyi vurduğu sistemlerdir ve günün birinde yıkılmaya tıkanmaya mahkumlardır.

Piramit sistemiyle çalışan bu sistemlerin ülkemizdeki en son örneği de Çiftlik Bank isimli oyundur. Bir çok insanın para yatırdığını duymaktayım. Hakkında üç bakanlığın soruşturma başlattığı, tesislerinde hayvan dahi olmadığını raporlayan müfettişlerin para tuzağıdır saadet zinciridir dediği bu sisteme hala ilah gibi tapanlar var. ”Paramızı çekiyoruz, mağdur olmadık hiç. Çamur atıyorsunuz. Karalamaya çalışıyorsunuz.” diyen insanlar bilsinler ki paranızı almanız sistemin tıkanmayacağı anlamına gelmez veya ortada bir dolandırıcılık olmadığı anlamına gelmez. Sonuçta al gülüm ver gülüm hesabı. İnsanların güvenini kazabilmek sistemin çarkının tıkanmayacağını aşılamak için büyük pastanın üstündeki kestane dilimlerini vermek gerekir. Bu küçük şeyler onlar büyük meblağları götürürken oyuna para yatıran insanların gözlerini boyamak için bir yem. Şuana kadar koyduğu paranın tamamını alan hiç kimse görmedim duymadım.

Son olarak şu sözlerle noktayı koyayım. Ortada bilinçsiz insanlar olduğu sürece bunlar hala yasal dolandırıcılık yapmaya devam edecekler. Mega Holding biter Çiftlik Bank gelir, o gider diğeri gelir. Hiçbir sektörde hiçbir işte hiçbir yatırımda oturduğun yerden para kazanmak diye bir şey yoktur. Bu bir hayaldir, tepedekilerin boş vaatlerine kanmayan bilinçli insanlar olduğu sürece bu gibi sistemler tarih olacaktır.

07/01/2018