Türkiye-Çin Ekonomik İlişkilerinde BYD Kararı Yeni Bir Dönem Başlatıyor
Türkiye ile Çin arasında uzun yıllardır ticaret, yatırım ve Avrupa pazarına erişim ekseninde gelişen stratejik iş birliği, Çinli elektrikli araç üreticisi BYD’nin Türkiye’deki yatırım planını durdurmasının ardından yeni bir sınavla karşı karşıya kaldı. Şirketin Macaristan’a yönelmesi, Ankara ile Pekin arasındaki diplomatik ve ekonomik temasları hızlandırırken, iki ülke ilişkilerinin geleceğine ilişkin değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.
Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Çin İçin Önemi
Türkiye, Avrupa Birliği Gümrük Birliği sayesinde Çinli şirketler açısından uzun süredir önemli bir üretim ve ihracat merkezi olarak öne çıkıyor. Türkiye’de üretilen Çin menşeli ürünlerin Avrupa pazarına ek gümrük vergileri olmadan girebilmesi, Çinli yatırımcılar için önemli bir avantaj sağlıyor. Aynı zamanda bu yapı, Çin ürünlerine yönelik yeni ticaret kısıtlamalarının etkisini azaltan bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Avrupa Pazarına Açılan Kapı
Orta Koridor ulaştırma ağı üzerinde bulunan Türkiye, Avrupa’ya deniz taşımacılığına kıyasla daha kısa tedarik zincirleri ve daha hızlı sevkiyat imkânı sunuyor. Çin’in, ithalat hacminin 45 milyar dolara ulaşmasıyla Türkiye’nin küresel ölçekte üçüncü büyük ticaret ortağı olması öngörülüyor.
NATO üyesi olan ve ABD ile Avrupa Birliği ile güçlü ilişkilere sahip Türkiye, Çin ile geliştirdiği ekonomik iş birliğini stratejik bağımsızlığını güçlendiren ve Batılı müttefikleri karşısında diplomatik hareket alanını genişleten bir unsur olarak görüyor. Türkiye ayrıca Çin’in öncülüğündeki Şanghay İşbirliği Örgütü’nün ortakları arasında yer alıyor.
BYD’nin Yatırımını Durdurması İlişkilerde Yeni Süreci Başlattı
İki ülke arasındaki ilişkilerde dikkat çeken gelişme, BYD’nin Türkiye’de gerçekleştirmesi planlanan 1 milyar dolarlık yatırımın askıya alınması oldu. Daha önce Türkiye’nin elektrikli araç üretim merkezlerinden biri hâline gelmesi hedefiyle duyurulan proje, şirketin stratejisinde yaptığı değişiklik sonrası durduruldu.
Macaristan Tercihi Öne Çıktı
BYD, Manisa’da kurulması planlanan fabrikanın hayata geçirilmeyeceğini açıklarken, üretim odağını Avrupa Birliği sınırları içine kaydırdı. Şirketin İcra Başkan Yardımcısı Stella Li, Macaristan’ın Szeged kentinde kurulacak yeni tesiste montaj faaliyetlerinin son çeyrekte başlayacağını, yıllık üretim kapasitesinin ilk etapta 150 bin araç olacağını ve ilerleyen süreçte bu kapasitenin iki katına çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Avrupa Birliği içerisinde üretim yapmak, Çin’de üretilen elektrikli araçlara uygulanan yüzde 27’lik ithalat vergisini aşma imkânı sunarken, Türkiye’nin Gümrük Birliği anlaşmasının “Avrupa’da Üretildi” odaklı korumacı düzenlemeleri aşmak için yeterli olmadığı değerlendiriliyor.
Ankara’nın ithal araçlar için sağladığı önemli vergi teşviklerine rağmen BYD’nin Türkiye yerine Macaristan’ı tercih etmesi dikkat çekti. Bu teşvikler sayesinde şirketin Çin’de 45 binden fazla araç satması ve ilave 1 milyar dolara kadar kâr elde etmesinin beklendiği ifade ediliyor.
Şirketin yatırım kararını değiştirmesinin ardından Pekin’in, Ankara’da oluşan hayal kırıklığını azaltmak ve daha geniş jeopolitik hedeflerini korumak amacıyla Türkiye’de bir propaganda kampanyası başlattığı öne sürülüyor.
Ekonomik Denge Arayışı Sürüyor
Geçmişte Ankara’nın, Çin yatırımlarını ve ekonomik iş birliğini koruyabilmek amacıyla bazı konulardaki eleştirilerini yumuşattığı, parlamentodaki soruşturma girişimlerini engellediği ve Batılı ülkelerin ortak kınama çağrılarına katılmaktan kaçındığı belirtiliyor.
Uzmanlara göre kamuoyu iletişim çalışmaları başarısız yatırımın etkisini azaltmayı hedeflese de ekonomik zorluklar nedeniyle Türkiye’nin Pekin ile Batılı müttefikleri arasında denge politikası izlemeyi sürdüreceği öngörülüyor.
Türkiye’nin NATO Zirvesi’ne ev sahipliği yapması ve ABD’nin CAATSA yaptırımlarını kaldırması önemli diplomatik kazanımlar arasında gösterilirken, BYD krizi yüksek enflasyon ve azalan uluslararası rezervlerle şekillenen ekonomik döneme denk geldi.
Projeden vazgeçilmesinin ardından hükümetin, sağlanan yatırım teşviklerini geri almak amacıyla hukuki süreç başlatmayı planladığı belirtiliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da projede ilerleme sağlanmadığı gerekçesiyle BYD’nin ithalat vergisi avantajlarını iptal etti.
Vergi avantajlarının sona ermesiyle birlikte BYD’nin Türkiye satışlarında belirgin bir düşüş yaşandığı, şirketin şarj edilebilir hibrit araç segmentindeki liderliğini ise TOGG’a kaptırdığı ifade ediliyor.
Sonuç
BYD’nin yatırım planını askıya alması, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ilişkiler açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Her iki ülkenin ticaret ve yatırım alanındaki iş birliğini sürdürme isteği devam etse de yaşanan gelişmeler, gelecekteki yatırımların seyri ve ekonomik ortaklığın yönü açısından yakından takip edilecek başlıklardan biri olmaya devam edecek.

Büşra Şahin, Bandalogy.com’da güncel gelişmeleri, iş dünyasını, teknolojiyi, sporu, yaşam tarzını ve gündemi yakından takip ederek okuyuculara anlaşılır ve güvenilir içerikler sunar. Haberlerinde net anlatımı, doğrulanmış bilgileri ve okuyucuya değer katan ayrıntıları ön planda tutar. Güncel olayları ve toplumun ilgisini çeken konuları sade bir dille aktarmaya odaklanan Şahin, okuyucuların ihtiyaç duyduğu bilgileri zamanında ve erişilebilir bir şekilde paylaşmayı amaçlar.
