Doç. Dr.Bülent Özmen deprem olasılığının en yüksek olduğu bölgeleri açıkladı

Doç. Dr. Özmen, Türkiye deprem ülkesi ve vatandaşlarının her zaman hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Özmen, ” Türkiye’deki depremi hepimiz kabul ediyoruz. Hem Türkiye’de hem de deniz sismikleri şu anda bine yakın fay üretiyor ve potansiyel olarak karasal ortamdaki fayları görüyoruz. Tüm bunlar zamanı geldiğinde bize büyük ve yıkıcı bir deprem olarak gösteriyor. Dolayısıyla bu kadar çok faylı bölgede depremin meydana gelmemesi mümkün değildir. Depremlerle ilgili istatistiksel çalışmalara baktığımızda 6 yılda bir 7 ve 7’den fazla deprem olduğunu biliyoruz. “Her yıl 6 ile 6.9 arasında 2 deprem olduğunu biliyoruz.”

‘KUZEY ANADOLU HATASINA DİKKAT’

Kuzey Anadolu Fayı gibi sıklıkla deprem üreten fayların olduğunu belirten Doç. Dr. Özmen, “Doğu Anadolu Fayı gibi Antakya’dan başlayıp Bingöl Karlıova’ya ulaşan bir fay var. Özellikle Kuzey Anadolu Fayı’nın doğu ucu ile en batı ucu arasındaki yer sismik boşluk olarak ifade ediliyor ve dolayısıyla Deprem olasılığı bölgelerden biridir.Türkiye’nin en aktif deprem üreten bölgelerinden biri Ege bölgesi. “dedi.

‘DEPREM GERÇEK BİZİM, ARTIK HAREKETE İHTİYACIMIZ VAR’

Anadolu’da depremin kesin olarak beklendiğini vurgulayan Özmen, “Anadolu’da bu kadar aktif fay olduğu için muhakkak deprem olacak. Yeri ve zamanı net olarak söylemek mümkün değil. Depremler hep olmuştur. Anadolu’nun ilk zamanlarından beri bu bölgelerde … Yani depremler bizim gerçekliğimiz olacak … Öncelikle bunu kesinlikle kabullenmeli ve “deprem ne zaman ve nerede olacak” söyleminden hareket etmemiz gerekiyor. Yani deprem riskini azaltmaya yönelik çabalar son derece önemlidir; deprem olmadan önce yapılması gerekenler, diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, bireyleri bir araya getirerek kısa sürede depreme hazır bir ülke haline getirebiliriz. ortak akıl çerçevesinde yerel yönetim ve merkezi yönetim.

‘BÜYÜK DEPREM OLASILIĞI HER YIL ARTIR’

Doç. Dr. Özmen, 6 yılda bir Türkiye’de büyük bir deprem olma ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekerek, “Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın da 120 yıllık rekoruna baktığımızda, her 6’sının 7 yıldan fazla deprem olacağı söyleniyor bize Son 50 Yıllık verilere baktığımızda Gediz depreminde Van depremine kadar 5 büyük deprem oldu ancak bu istatistiklere baktığımızda sayı 8-9’u bulmalıydı. 9 yıl. 7 ve muhtemelen 7 depreminde kendisine bağlı olması muhtemel şimdi ortada duruyor. Maalesef Türkiye’nin yerine, voltaja bağlı olarak deprem olacak “dedi.

‘TEHLİKE AVI VE RİSK YERLERİ BELİRLENMELİDİR’

Depremle mücadelenin bireyden başladığını vurgulayan Doç. Özmen, “Yani vatandaş olarak üzerimize düşeni yapmalıyız. Yerel yönetimler ve merkezi yönetimler de üzerlerine düşeni yapmalı. Her şeyi merkezi veya yerel yönetimlerden beklersek bu işten çıkamayız. Deprem veya diğer afetler tehlikesi ile karşı karşıyadır. Belirlemesi gerekenler; ilgili yerlerden öğrenmesi gerekmektedir.Daha sonra binasının deprem açısından riskli olup olmadığı hakkında bilgi edinmesi gerekmektedir.Ardından Aile Deprem Planı evde yapılmalı, deprem olmadan önce yapılmalıdır. “Deprem sırasında ne yapılmalı? Evde güvenli yerler nereler? Bunların da bir plan kapsamında belirlenmesi gerekiyor. “Dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir