Faucet kapatıldı 8 banka ihtiyaç, taşıt ve konut kredisi faiz oranlarında güncelleme yaptı! Bankalarda son dakika faiz depremi: İşte yeni faiz oranları

Eral Karayazıcı – Gedik Portföy Fon Yönetimi Müdürü: TCMB bugün öngörülebilirlik ve sadeleştirme açısından önemli bir karar aldı. Nitekim toplantı öncesi yüzde 14,75 olan 25 BP üzerindeki haftalık faizi gerçek faizin üzerine çıkararak 0,25 puanlık bir faiz artırımı yapıldı. Karar, enflasyon beklentilerini düşürecek ve Türk varlıkları adına destekleyici olacaktır.

Geçen hafta verilen mesajlar, ülkeye güçlü bir yabancı girişine neden oldu. Kuşkusuz, bu yatırımcılardan bazıları kar realizasyonuna gidebilir. Ancak yeni girişlerle önümüzdeki 3-6 ay içinde Türk lirası ve Türk varlıklarının ek primler yaşayabileceğini düşünüyorum.

Toplumdaki en önemli hata, TCMB’nin bu adımından sonra yarın mevduat ve kredi faizlerinde ciddi bir artış olacağıdır. Böyle bir şey olmayacak. Aksine, Merkez Bankası faiz oranlarının piyasa faiz oranlarının düşmeye devam etmesi durumunda aylar sonra risk primi oluşumunda zemin kazanacaktır.

Hem dolar hem de euro diğer ülkelere kıyasla hala altına ihtiyaç duyuyor Türkiye’de yüksek değerli işlemler görüyoruz. Açıkçası önümüzdeki 3-6 ay içinde bu farkın bir kısmının kapanabileceğini ve dolar / TL’nin 7,00 TL civarında düşebileceğini düşünüyorum.

Murat Özsoy – Biz Finansal Danışmanlık Kurucu Ortağı: TCMB, dolarizasyon trendini tersine çevirmeyi ve 475 baz puanlık artışla bir hafta vadeli repo faiz oranını parasal duruşun tek göstergesi haline getirmeyi hedeflediğini açıkça ortaya koydu. Bu kararla piyasanın önüne geçerek ve konumunu güçlendirerek yerini aldı. Diğer alternatifler atlansa veya 200-250 baz puan gibi bir artış yapılsa, öncelik TL’nin değer kaybetmesi olmayacak ve reel sektöre olan finansman yükleri daha da ağırlaşmayacaktır.

Şimdi bu kararın ardından bankaların bu kararı mevduat ve hatta kredi fiyatlarına nasıl yansıtacakları gözümüze çarpacak. Bankalar, faiz oranlarındaki bu artışı, şirketlerin kullandıkları aktif ticari kredilere müşterileri ile yansıtırsa, reel sektör üzerindeki borç yükünün daha da arttığı günler yaşayabiliriz. Bu finansman maliyetleri firmalar tarafından son kullanıcılara yani fiyatlara yansıtılırsa, kısa vadede beklenen enflasyon düşüşünü görmemiz zorlaşır. Önümüzdeki günler bize şunu gösterecek; Genel fiyat seviyesindeki artışın temel tetikleyicisi TL’nin dolar ve euro karşısında hızlı erimesi mi yoksa faiz oranlarının yüksek seyri mi? Ancak bu sonuca net olarak ulaşabilmek için faiz kararının ardından 7,60 TL seviyesini gören dolar / TL kurunun 7,60 TL’nin üzerine çıkması, istikrarlı seyrini devam ettirebilmesi ve buna dayanabilmesi gerekir. Dolar Endeksindeki olası artışlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir