Savunma Bakanı Akar, AB’nin Türkiye için stratejik hedefinin

Savunma Bakanı Hulusi Akar Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği üyeliğinin Türkiye’nin stratejik hedefi olduğunu ve tüm aktörlerin bunu kabul etmesi gerektiğini söyledi.

Macar mevkidaşı Tibor Benco ile Budapeşte’de düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Akar, Türkiye’nin Macaristan ile ikili ilişkilerine büyük önem verdiğini söyledi.

“Alınan kararlar bağlamında (ilişkilerimizin) önümüzdeki dönemde daha da gelişeceği söylenebilir. Savunma ve güvenlik konularında iki ülke arasındaki işbirliğinin sadece iki ülkeye değil, aynı zamanda tüm bölge, özellikle Avrupa ve NATO. “

Benco ise Türkiye’nin 4 milyona yakın göçmeni topraklarında ağırlayarak Avrupa ve Macaristan’a büyük katkılar sağladığını belirterek, Akar’a, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve hükümetine teşekkür etti.

Geçtiğimiz aylarda Ankara, Türkiye’nin gündeminde Avrupa Birliği’ne öncelik verdiğini ve geleceğini Avrupa’da gördüğünü defalarca yineledi. Erdoğan, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin yeni yılda blok ile yeniden başlamayı umduğunu belirterek, 2020 yılında Avrupa Birliği ile etkileşimlerin, bazı Avrupa Birliği üyelerinin neden olduğu yapay sorunlar nedeniyle sonuçsuz kaldığını sözlerine ekledi.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, geçtiğimiz ay, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Başkan Yardımcısı Margaritis Chenas ve Brüksel’deki diğer yetkililerle bir dizi kapalı toplantıya katıldıktan sonra, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye, 2016 yılında Brüksel ile tehlikeli Ege rotasından Avrupa’ya giden göçmenlerin akışını engellemek için bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre Türkiye, başlangıçta ülkeye iki aşamalı olarak sunulmak üzere tasarlanan ve Türk hükümeti tarafından Suriyeli göçmenlere yönelik projeleri finanse etmek için kullanılan 6 milyar avro (6.77 milyar dolar) değerinde mali yardım sözü verdi. Türk vatandaşları için vize özgürlüğü de anlaşmanın bir faydasıydı ve Gümrük Birliği modernize edilecekti.

Buna karşılık Türkiye, insan kaçakçılarını bastırarak ve Türkiye’de yaşayan Suriyeli göçmenlerin yaşam koşullarını iyileştirerek göçmenleri Ege Denizi üzerinden Avrupa’ya girmekten caydırmayı kabul etti. Türkiye Avrupa’ya göçü önemli ölçüde sınırlasa da, Avrupa Birliği anlaşmanın kendi tarafında taahhütte bulunmadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir