Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Filistin topraklarındaki yargı yetkisine ilişkin kararını takdir etti

Cumartesi günü Türkiye, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki savaş suçlarıyla ilgili soruşturmanın önünü açan kararını memnuniyetle karşıladı.

Dışişleri Bakanlığı, kararın İsrail’i suçlarından sorumlu tutma yolunda “anlamlı bir adım” olduğunu söyledi.

Bakanlık, “Uluslararası Ceza Mahkemesinin 1967’den beri İsrail tarafından işgal edilen Doğu Kudüs dahil olmak üzere Filistin toprakları üzerinde yargı yetkisine sahip olduğu sonucunu memnuniyetle karşılıyoruz.” Dedi.

“Karar, İsrail’in Filistin topraklarında işlediği suçlardan sorumlu tutulmasını ve sorumlularının belirlenmesini sağlamaya yönelik anlamlı bir adımdır.”

Ankara, İsrail’in Filistinlilere karşı “aşırı ve orantısız” güç kullanmasının durdurulmasında belirleyici olabileceğini söyleyerek ICC kararına küresel desteğin önemini vurguladı.

Açıklamada, “ICC kararına verilen uluslararası destek, İsrail’in Filistin halkına karşı aşırı ve orantısız güç kullanımına karşı caydırıcılığın tesis edilmesinde büyük önem taşıyor” denildi.

Kararın, Türkiye’nin İslam İşbirliği Teşkilatı Başkanlığı döneminde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen Filistinlilerin korunmasına ilişkin kararının uygulanmasına da katkı sağlayacağını söyledi.

Cuma günü, Uluslararası Ceza Mahkemesi, Filistinli yetkililer tarafından selamlanan bir kararla, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Gazze ve Batı Şeria toprakları üzerinde yargı yetkisine sahip olduğuna karar verdi.

2015 yılında mahkemeye katılan Filistinliler, soruşturma açılması için baskı yaptı. Uluslararası Ceza Mahkemesi üyesi olmayan İsrail, Filistinlilerin devleti olmadığı ve barış görüşmelerinde gelecekteki herhangi bir devletin sınırlarının belirleneceği için mahkemenin yetkisinin olmadığını söyledi. Ayrıca mahkemeyi uygunsuz siyasi davalara girmekle suçluyor.

Filistinliler mahkemeden, Gazze Şeridi’ndeki Filistinli militanlara karşı 2014 savaşı sırasında İsrail’in önlemlerini ve İsrail’in işgal ettiği Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te ilhak ettiği yerleşim yerlerini inşa etmesini istedi.

Uluslararası toplum, yerleşimlerin uluslararası hukuka göre yasadışı olduğunu düşünse de, İsrail’e büyümesini dondurması veya tersine çevirmesi için çok az baskı yaptı.

Uluslararası Mahkeme, devletlerin yargı sistemlerinin savaş suçlarını soruşturma ve kovuşturma konusunda yetersiz veya isteksiz olduğu durumlarda son çare olarak hizmet vermeyi amaçlamaktadır.

İsrail ordusunun, güçleri tarafından iddia edilen suçları araştırmak için mekanizmaları var ve sistemin yetersiz olduğu yönündeki eleştirilere rağmen, uzmanlar, ICC’nin savaş zamanı uygulamalarıyla ilgili soruşturmasını engelleme şansının yüksek olduğunu söylüyorlar.

Yerleşimlere gelince, uzmanlar İsrail’in eylemlerini savunmak için mücadele edebileceğini söylüyor. Uluslararası hukuk, sivil nüfusun işgal altındaki bölgeye transferini yasaklar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir