Merkezden yeni hamle – – NURULLAH GÜR

Her 100 yılda bir yaşanacak küresel fırtınanın ortasında attığı adımlarla ekonomide toparlanma sağlayan Merkez Bankası, enflasyon ve finansal istikrarı dikkate alarak Ağustos ortasında sıkılaşmaya başladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), iki yıllık aradan sonra ilk kez politika faizini artırdı. 2018 yılında yaşanan kur şokunun ardından enflasyonu ve cari açığın sınırlandırılması ve TL’deki değer kaybının önlenmesi için politika faizi yüzde 24’e çıkarıldı. Uygulanan para politikasının da katkısıyla 2019 yılında ekonomik istikrar açısından başarılı bir performans sergilendi. Enflasyon ve cari açık keskin bir şekilde düştü ve döviz kuru ateşi azaldı. Daha sonra faiz oranları kademeli olarak düşürüldü.
İstikrar sürecinin ardından 2020’nin büyük bir ekonomik değişim yılı olması planlandı. Ancak koronavirüs salgını hesapları kırdı. İkinci plana geçiş için gerekli yapısal reformların bir kısmını geçici olarak uygulamaya koymak zorunda kaldık. Kısa vadede ekonomiyi tekrar rayına oturtacak politikalara yöneldik. Yüzyılda bir yaşanabilecek küresel bir fırtınanın ortasında, şirketleri, istihdamı ve yoksulları korumak için politikalar uygulandı.

GÖSTERGELERDE DEĞİŞİKLİK
Bu politikalar sonucunda ekonomik aktivite beklentilerin üzerinde toparlandı. Talepteki toparlanma enflasyonu tetikledi. Aynı dönemde cari açık daha da kötüleşti. Salgın nedeniyle ihracat ve turizm gelirlerindeki düşüş döviz talebini artırdı. Doğu Akdeniz’deki jeopolitik gerilimler Türkiye’nin CDS primi içine giren bir işletmeye girdi. Bunun sonucunda TL değer kaybetti. Hem enflasyondaki hem de döviz kurlarının dalgaboyundaki artış TCMB’nin planlarını bozdu. TCMB, Ağustos ayının ikinci yarısından itibaren enflasyon ve finansal istikrarı dikkate alarak para politikasını sıkılaştırmaya başladı. İlk etapta politika faizini değiştirmese de farklı kanallardan bankalara sunduğu finansman imkanlarının maliyetini artırdı. Ağırlıklı ortalama fonlama oranı beş ay sonra yüzde 10’un üzerine çıktı.

PARA POLİTİKASINDA BASİTLEŞTİRME
TCMB bu hafta politika faizini yükseltti ve sıkılaştırıcı adımlarına bir yenisini ekledi. Bu kararın gerekçeleri makul görülmelidir. Enflasyonu tekrar tek haneye getirmek için öncelikle enflasyon beklentilerini kontrol etmek gerekiyor. TCMB, politika faizini etkilemeden farklı sıkılaştırma yöntemleri uygulayarak finansman maliyetlerini artırmaya devam edebilir. Ancak bu yöntem, para politikası duruşuna ilişkin pek çok belirsizlik yaratmaktadır. Her durumda, kredi oranları artıyor. Ancak bu yöntemde net bir tavır almadığınız için ne enflasyon beklentilerini düşürebilir ne de döviz kurlarında ani artışların önüne geçebilirsiniz. Bu nedenle, politika faizinin işin merkezinde olduğu basit bir para politikasına devam etmek daha mantıklı geldi. TCMB bu yönde hamle yaptı. Küresel ekonominin keskin bir daralmanın yaşadığı böyle bir ortamda, faiz oranlarının yükseltilmesi elbette can sıkıcı. Tüm merkez bankalarının faizleri düşürerek büyümeyi desteklemeye çalıştığı bir dönemdeyiz. Avrupa Merkez Bankası bile kendisinden borç alan bankalara şirketlere ve tüketicilere borç vermek kaydıyla negatif faiz uyguluyor. Buna rağmen Avrupa’da ekonomik aktivite istenilen seviyelere ulaşamıyor. Öte yandan Mart-Ağustos döneminde çok uygun faiz oranlarından verilen krediler piyasaları canlandırmaya yetti. Yüksek talep bile enflasyonu ve cari açığı artırdı.

ANA MEVZUATI KAÇIRMAYALIM
BAZILARI ilgiyi sihirli bir değnek olarak görür. Faiz, makro istikrarı sağlamak için uygun olduğunda etkinleştirmeniz gereken bir silah olabilir; ama kesinlikle her sorunun tedavisi değil. Yüksek reel faiz oranları bile birçok ekonomik bozulmada önemli bir faktördür. Tek başına faiz oranını artırarak enflasyon hedefine ulaşamazsınız. Türkiye’deki sağlıksız fiyatlama davranışının köküne inmemiz gerekiyor. Günlük işlere sıkışıp kalmayalım. Türkiye ekonomisi esas olarak bir teknoloji, finansman ve enerjiye bağımlılığı azaltmak meselesidir. Enflasyon ve cari açığın düşürülmesi Türkiye’de büyüme rakamlarına ulaşmak için bir üst gelir grubuna geçerek, buradan yola çıkıyor. Bu üç alanda dışa bağımlılığımızı azaltmak için atılan uzun vadeli adımları göz ardı etmeyelim.

Merkez Bankası, Eylül 2020 faiz kararını açıkladı! | Video

Dr. Berra Doğaner: Merkez Bankası enflasyonla mücadele kararlılığının altını çizdi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir